Uslu Çocuğum Benim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uslu Çocuğum Benim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2020

Parası Neyse Vereyim Yeter ki Rahat Bıraksın Yerleri; Oyun Evleri



Bu oyun evlerini kim bulmuşsa alnından öpeceğim onun, müthiş bir girişimcilik örneği.
Hele de böyle ablalı falan, süper süper

Oturduğum semtte de sağ olsunlar arz-talep durumlarını gözeterek açmışlar 3-5 tane, hatta bir tanesi servis yolluyor o derece.. Genelde gittiğim hatta artık aylık üye olacağım bir oyun evi var, ben şahsen bu yerlere parası neyse veriyorum rahat kalıyorum yerleri diyorum. Çünkü gerçekten bazen Pıncır ile öyle bir bakışıyoruz ki ikimizde birbirimizden nefret mi ediyoruz bıktık mı çözemiyorum işte o bakışmaların ardından ben ,cüzdanım ve oğlum soluğu oyun evinde alıyoruz.

Ayakkabılarını bile çıkartmıyor, al diyorum eti senin kemiği benim.
Acıkınca mama der çişi gelince çiş der gerisi mühim değil.

Ben de söylüyorum kendime bir kahve gönlüm kafenin en dip köşesine gitmek istiyor ama tabii ki ana yüreği çocuğumun yarı dazlak ( bu konuyla ilgili ayrıca post girmem lazım ) kafasını görebileceğim bir yere oturuyorum.


Son zamanlarda kendi kendine oynama süresi daha arttı gibi sanki, en azından kafasına göre bir şeyler yapabiliyor o yüzden oyun evinde de bugün baktım kendi kendine lego yapmaya çalışıyor bir anda öyle gaza geliyorum ki onu öyle görünce , ben doğurdum ben diye bağırasım geliyor ,öteki durumlarda ki bunlar daha sık oluyor;(oyuncağı vermeme, elinden alınan oyuncak olduğunda kendini yerlere atma, ya da durup dururken yerlere atma) o zaman teyzesiyim diyesim geliyor, annesi biraz fazla şımarttı da çocuğu , ablam işte ne yaparsın...
Hele bir kreşe başlayıp da uyumlu uyumlu takılırsa anası kurban olsun diye böğürür ya da pankart asarım, pek ümidim yok ama olsundu …

Oyun evlerinde bir de şöyle durumlar oluyor , çocuk kısası
Neredeyse hepimiz belli bir amaç için getiriyoruz çocukları oraya , kimi çocuğu sosyalleşsin diye ,kimi benim gibi kafa dinlemeye ,kimi arkadaşıyla rahat konuşsun diye ama neden ne olursa olsun hepimiz bir kere o alana galoş giyip giriyoruz işte o an , tüm analar dikkatlice o sorun çıkaran bebenin anasına bakıyor o bakışları hissediyorsunuz üzerinizde..
O an şunu demek geçiyor içimden ; evde hiç böyle değil teyzeleri..
Hı hı evet evet 
Değil tabii evde genelde koltukların üzerinden üniteye atlıyor oradan dışarı çıkıp yerlere yatıyor, henüz oyun evlerinde öyle bir akrobasisini görmedim.

Alana girip tüm sevimliliğin ile göz hizasında !!! konuşan bir anne olarak çocuğunu teselli edip rolünü iyi oynayıp alandan da çıkıp masana geldiğinde bir 5 dakika bekle , mutlaka bir anne götün götün yanaşıyor oluyor.
-Uykusuz galiba 
-Bugün biraz huysuz mu ? 
Belli kendi çocuğu ile kıyaslayacak ya da derdi var anlatacak...
Bacım ben zaten buraya susmaya geliyorum sence ben de hiç o bilmemneanneleri.com hesaplarına üye olan, kahvaltı kahvaltı gezen anne tipi var mı gözünü seveyim
baksana bendeki coolluğa, 
zaten benim bu götümün kalkıklığı yüzünden ya oğlanın hiç arkadaşı olmayacak ya da ben her zamanki gibi tükürdüğümü yalayıp bilmemneannelleri.com'a vip üye olacağım, zamanla göreceğiz.

Genelde ters cevap vermiyorum ama kısa cevaplar verip ,kendi çocuğu ile ilgili soru sormayıp kitap okumaya devam edince sandalye geri geri gidiyor.
Zafer benim.
Tabii sonra kendimce edindiğim o zafer bebenin gitmeyeceğim diye kendini yerlere attığı yerde bitiyor ve o kadar zorluyor ki neredeyse al yavrum telefonu diyeceğim. Âmâ asla demiyorum çünkü biliyorsunuz ki 4 yaşına kadar uzmanlar önermiyor pek tabii bizim evde de izlenmiyor çocuğum da koca kafalı pepe ve türevleri nerden öğreniyor bilmiyorum :) 
Anneannesi yapıyor böyle zaten ya da babaannesi ah yok ya babası babası :) 

Bazen de içeri girince bakıyorum bir anne var oyun alanında oh diyorum çok şükür benimkinden daha arıza biri var, o zaman kahvenin yanına tatlı da söylüyorum.


sonuç itibari ile parası neyse veriyorum ve  gerçekten kafamı dinliyorum.
iyi ki varsınız oyun ablaları iyi ki varsınız oyun evleri

Kalp Kalp Kalp


19 Eylül 2020

Oyun Grubu !! Uyumu


Bugün bir oyun grubunun deneme dersine gittik,ders 10:30 da bizim de oraya vaktinde gidebilmemiz için 10:00 gibi evden çıkmamız lazım ki bu da demek oluyor ki saat 9:00 da falan kalkmalı ki sadrazamın sol hazretleri kahvaltı falan etsin.Acaba benim çocuğum 27 aylık ömründe 27 kere saat 9:00'da kalkmış mı ki bugün kalksın ?Ben de mallık ne diye o saatteki bir yere gitmeye kalkıyorsun.

Yarım saat boyunca öperek,okşayarak,üzerini açarak yer yer uyuz olmaya başlıyorum bak diye söylenerek kaldırmaya çalıştım,surat beş karış kalktı önce bir anırdı,sonra kahvaltıyı böğyyk diye itti,işemedi saat oldu 10:00 biz hala evden çıkma aşamasına gelemedik bile çünkü herif mama diyor ama önündeki mamayı yemiyor.

İşte günün başında sınanmaya başlıyorum.

Dışarı çıkmak istemez,ayakkabısını iter,bu arada hala işemedi ve biz evden çıkmak üzereyiz.

Neyse allah sen büyüksün dedim ve çıktık.

Girdik içeri ilk 45 dakika etkinlik son 45 dakika da koordinasyon(işte minderleri koymuşlar atlıyor çocuklar adına koordinasyon demişler)

Benimki durur bekler mi hiç ne gördüyse istedi,hamur istedi,blok istedi,yetmedi sandalyeyi sahiplendi. Çocuğum ne etkinlikler beklerken kız verdi mi eline oyun hamuru el bilmem nesi gelişsin diye ulan 24-36 aylık gruptaki çocuklar genelde pipilerini havaya kaldırarak bile işeyebiliyorlar ,oyun hamurunu öylece verip yuvarlatmayı ben 9.ayda yaptırdım evde.Herif tabii ki de sıkıldı ve kalktı yerinden, kız söyleniyordu "ama yerimizden kalkmıyoruz" diye, şöyle çoğul konuşan herkesten (başta anneler olarak) nefret ediyorum.Bunu geçelim.Hamur bitti boya başladı, tabi ben size buralarda ne kadar sıkıldığını anlatmayayım siz anlayın,zira Pıncır evde parmak boyasıyla soyut tablolar yapmış biri duvarlara neden diğer normal çocuklar gibi kağıdı boyasın ki ? Bloklardan da sıkıldı,evde götümüzden çıkan blokları orada bir güzel topladı zaten neden toplamasın ki para veriyoruz ,siler de onları yani...Böyle böyle 45 dakika doldu,sınıftan çıkarırken 3.dünya savaşını bizzat yasadım.Yerlere attı kendini öyle böyle değil çıldırıyor ulan manyak çocuk sanki içeride uslu uslu oturup her boku yaptı da elinden aldık, bilinçli (!!) bir anne olarak göz hizasında konuşmayı denedim,hatta adam yerine koyup açıklamaya çalıştım ama o öyle yatıyor yerde(bu arada diğer çocuklar el falan yıkıyorlar yeni sınıfa geçecekleri için benimki de mikroplarına mikrop ekliyor)en sonunda bana bak dedim ya şimdi kalkar sınıfa geçersin ya da gideriz buradan, şimdi tehdit çok başvurduğum bir tanım değil ben daha çok alternatif sundum demeyi tercih ediyorum hoş her ikisinde de benim çocuğum anırmayı ve yerde yatmaya devam etmeyi tercih ediyor.Artık ne kadar tükenmişsem adam çıktı geldi bunu sınıfa götürdü, ben de teşekkür edeceğim yerde neden daha önce gelmediniz diye sordum çocuk neredeyse 5 dakikadır anırıyor da.

Spor tarafını daha çok sevdi,atlamayı zıplamayı ama bilin bakalım orada da neyi sevmedi , bir tane çocuğu.Yalnız boyu Pıncır'ın bacağı kadar olan o bebe var ya pire gibi ters kayıyor düz kayıyor oradan atlıyor buraya geçiyor , benimki aman ona dokunmuş diye cırlıyor,aman onun önüne geçmişler diye zırlıyor(yalnız çocuğumun bu arada saat 9 da kalktığını lütfen göz ardı etmeyin normalde 11:45-12:15 arası kalkar), kaçınılmaz olarak tabii ki de yedi çocuktan tekmeyi baktım anası hiç müdahale etmiyor ,ben de en azından bir tepki veriyorlar diye düşüncemi belirterek bilinçli bir anne olduğumu gösterdim.Oysa ki ikisinin de kedi köpekten farkı yoktu.

O ders de bitince tam kapıdan çıkıyorken atölye öğretmeni bana çocukların sınırlara ihtiyaçları olduğunu ve bu sınırların devamlılığı olursa bir işe yarayacağını özet olarak geçebileceğim birkaç cümle sıraladı.İşte o sırada derin bir nefes alıp içimden " tatlım sen ne mezunusun da bana böyle bilmiş bilmiş konuşuyorsun, içeri girdiğinde o mavi gözlerine bayılıp mıncıklarken çocuğumu bahsettiğin sınırlara neden uymadın?" derken dışımdan "zaten sizler bunun için yok musunuz ?" dedim.Oh iyi demişim şimdi fark ettim.

Ne kolay değil mi her boku söylemek? Çocukla tek başına evdesin, çocuk evde boya da yapıyor lego da hamur da , ama sen kural koyacaksın 15 dakika lego çocuğum masadan kalkmak yok,şimdi biraz mola ve etkinlik saati bu 20 dakika ona göre ...

Valla ben çocuğuma yemek yemeyi, çişini bokunu tuvalete yapmasını falan öğretirim.Onun dışında ben çocuğumla yaşarım, yaşamıma dahil ederim,beraber diş de fırçalarım barbunya da ayıklarım,makineye çamaşır da atarım.Bir şeyleri öğretmek için değil dahil olsun benimsesin diye yaparım.Çocukları daha bebekken neden gönderiyoruz o zaman kreşlere ? Bok gibi de para veriyoruz bir zahmet siz öğretiverin , tek kişi yaşadığı bir evde neyin sınırını çizeceğim çocuğa aman yazarken fark ettim iyi ki huysuzluk yapmış Pıncır atölye saatinde,aferin çocuğuma...


Neyse sonuç itibari ile hem o sözde öğretmene uyuz olduğum hem de pire çocukla hiç anlaşamadığı için ama en önemlisi haftada 3 gün bu sabahki tantanayı çekemeyeceğim için göndermeyeceğim.

Sadece spor tarzı bir yer buldum para bok olduğu için haftaya da onun deneme dersine götüreceğim, en azından minderlerden atlarken biri kalkıp da bana sınır çizin demez.


Sonuç itibari ile bugün pestilim çıktığı için derhal anneme postaladım ve anne-baba hafta sonusu ilan ettim.

Canım kendim...

Canım çocuğum...