gündelik mevzular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gündelik mevzular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2021

Altın Günü Out Kitap Günü İn

Daha önce duydunuz mu hiç ? 

Duymadınız tabii, ben de yeni duydum yemedim içmedim 3 tane güne girdim, çünkü biliyorsunuz para bok..

İG'den bir arkadaşım haberdar etti, daldan dala daldan dala derken bir grupta iki defa dönüyoruz günü.

Aynı altın günü mantığı, sadece finans kısmı tabii, kek, börek yok..

Bir tutar belirledik, her ayın belli bir gününe kadar içimizden birine para yolluyoruz , gün kimdeyse o kişide liste hazırlıyor, toplu kitap allımı oluyor böylece.

Aslında önce plan herkes kendi alsın yollasın idi fakat kargo ücretlerini 10 lira yapıp doğru düzgün bir kitap da 35'ten başlayınca dedik ki EFT ücreti daha ucuz, bir kasa olsun en azından belki 1-2 kitap fazla olur.

Benim kasa olduğum bir gün var, kafama sıçayım zaten ne bokuma tamam dediysem , bu ay gün kendinde olan kişi o kadar anlamadığım bir öneri ile geldi ki kendimi Bilal gibi hissettim ki bunu o da hissetmiş olacak tane tane açıkladı. 

liste vereyim , arkadaşlar şunu alalım bunu alalım önersinler.. Kadın akademisyen tabii direk olaya dalmadı, kitaplarım bunlar bunları alacaksınız diye kibar kibar açıkladı.. 

Peki ya ben tembel maron ne dedi , iyi sana öyle yaparız genellemeye gerek yok :) 

O kadar tembel, üşengeç ve mal gibiyim ki çok uzun zamandır. Nerdeyse gece fiki fikide bile uğraştırma beni hayatım diyeceğim, burnum kanıyordu ya bi ara doktora gittim kan tahlili yaptırdım ASO diye bir değerim çok yüksek çıktıydı, her sonucu önce kansere bağlayan Google'a sordum yorgunluk falan yaparmış onun yüksekliği. O yüzden şimdi doktora gidip kardeşim bu ne, ne yapayım ya da yapmamayayım demek yerine otumu bokumu ASO yüksekliğine bağlıyorum. Karnım ağrısa ASO'm yüksek ya o yapıyor diyorum.

Bir de ben de aptalca bir tik var, ya da psikolojide adı her ne naneyse 

Saçlarım uzasın biraz böyle ensem kapansın, tavuk götü gibi toplayabileyim ben komple ilk insana dönüyorum ya, kaş-bıyık salıyorum ( ki zaten bizde neden bıyık çıkıyor ki tamamen üretim hatası ) , suratıma bi krem falan sürmüyorum ya da yumurta akı maskesi yapıyorum o sırada Estee Lauder kremlerim ağlıyor falan.. Saçım acayip etkiliyor beni nedense ? 

Konu yine nerden nereye geldi ya , sonuç olarak tatlışlarım güne katıldım.

Bir tanesine kendi listemi diğerine evdeki herifin listesini ki kendisine sağ olsun bu ara kitap görünce titreme geliyor, tiksinti ile bakıyor , diğerine de minnoş bi kızım var , yeğenim onun için girdim. Tabii bu kadar girişimciliğin sonunda bana neler girer ya da benden neler çıkar bilemeyeceğim ama kitaplığa kat çıkmak gerekecek çünkü kitaplar bildiğin konsolun üzerinde takılmaya başladı.

Bir dahaki sefere kendimi enerjik hissettiğimde biliyorsunuz ASO'm yüksek , butik yayınevleri hakkında yazmak istiyorum, sizde bana bildiğiniz butik yayınevlerini yazar mısınız ? 

Shrek'in kalbine yama hala yapılmadı, onun yerine anası ameliyat olacak çok doğurduğu için mesanesi sarkmış , gülmeyin be, doktor böyle dedi aynen. 3 çocuk muhabbetini dinlemeyin yani, sarkıyor içerde bir şeyler hoş daha neler neler sarkmıyor ki ? 😄

Şubat'a jet hızıyla gireceğiz ve ben bir onun yanında bir anasının yanında refakat edeceğim ( ki biliyorsunuz ailede erkeği ben doğurduğum için en sevdiği geliniyim ama bunu bir erkek daha doğurarak pekiştiremeyeceğime göre yanında olarak yapayım 😆 ) için buraya ben de pozitif oldum diye yazarsam şaşırmayın.

Küçük herif de işte bugün çamur banyosu yaptı, çamur yerine kullandığı kendi bokuydu ama olsundu neden uslu bir çocuk olsundu ki ? Bazen diyorum 4 yaşında falan mı bıraktırsaydım bezi, çocuk böyle kendi kendine gidip işeyip, sıçtığı zaman sonu banyoda bitiyor. Babası da diyor ki yüzüne sürmüş mü , koklasana ? Kulaklarının içini de kaşımış dedim evlatlıktan mı reddeceksin ? Yok dedi bu gece sen uyut o zaman benim midem kaldırmaz..

Heeyyyy heyyyy

kimleri sevip aşık olmuş ömrümü, güzelliğimi, dipçikliğimi vermişim be heyyyy


neyse gideyim işeteyim de yatağa falan işemesin..

Çok kalp 




16 Aralık 2020

Temiz deliriyor muyuz ?



Buraya yeniden dönerken özellikle beybi ile ilgili yazmayacağım demiştim, 7/24 bebesinden bahseden, sürekli otta bokta psikolojik nedenler arayan , gereksiz hassas annelerden olmayacağım demiştim, burası benim olsun demiştim..

Demiştim, demiştim

Ama açın bakın post sayısını 10 ise 7 si beybi...

Sonuç tabağı koyun yine tükürdüğümü yalıyorum..

Ama bugün yazacaklarım ondan ziyade kendimle ilgili , tabii içinde yine beybi var..

Yeni yasaklar geldiğinden beri yine hayatında sadece ben kaldım , yazın bir şekilde oyun evlerinde birilerini görüp birileriyle oynuyordu, ya da oynamıyordu ama bi şekilde birileri vardı hayatında , şimdi yine sadece ben kaldım ve kötüsü o diğer kişilerin tadına vardı...

Yasaklar ilk çıktığında küçüktü daha 2 yaşında değildi o yüzden kinetik kumdur, figür oyuncakları yıkamaktır gibi netten bulduğum aktiviteler ona yetiyordu ama artık yetmiyor, ya istemiyor ya da gerçeklerine dahil olmak istiyor. Sürekli mutfakta mesela, sürekli bir şeyler karıştırsın, pişirsin istiyor

oyuncakları ile hiç arası yok, sadece yapbozları seviyor bu arada ya da eşleştirmeleri tabii gel anne şeklinde oluyor çoğu 



Geçen haftaya kadar havalar güzeldi parka gidiyorduk ve bu da bir şeydi, zaten o zaman anladım ki insan istiyor yaşıtı ya da değil , beraber kayabileceği taklit edebileceği birini istiyor. Şimdi havada buz gibi yine de sarıp sarmalayıp çıkarıyorum dışarı A101'e falan gidiyoruz , meyve seçiyor , yolda su birikintilerinde zıplıyor o kadar... ( Bu arada d işte bu zıplamalar hep Peppa Pig )

Sinirli bu ara ben de gerginim 

Benim derdim ne bilmiyorum da onunkine derman olamıyorum ya o da canımı sıkıyor 

Babası gelince evet güzel ama baba da her gün var....

İstanbul'un çok az suyu kalmış biliyorum ama affedin  canısılar benim beybi iki günde bir yıkanıyor çünkü yıkanırken şarkı söylüyor ve oynuyor , o yüzden kusura bakmayın 

Beybinin tek olmadığını biliyorum, ondan daha zor şartlarda yaşamak zorunda olan bebekler, çocuklar, gençler olduğunu da farkındayım ama kayıp bir nesil yetişiyor bunu da biliyorum.


Yürümeye başladığında babası geldiğinde kapıyı açardı ve sarılırlardı, bu pandemiden sonra sarılmak istediğinde geri çekilmek zorunda kaldı babası bir denedi iki denedi şimdi yine kapıyı koşarak açıyor ama sarılmaya tenezzül bile etmiyor ,oysa hepimiz sevmez miyiz babasına hoş geldin deyip sarılan bir çocuğu.. 

Bu sadece bir örnek 

Ten temasının ne kadar özel ve önemli olduğunu bildiğim için  olabildiğince üç  kişilik dünyamıza başka kimseyi dahil etmiyorum ki çocuğuma doya doya sarılayım.. Belki de benim gerginliğimin nedeni bunları yapmak zorunda kalkmaktır.

Ben titiz biri değilimdir, şu pandemide de belli başlı tedbirleri aldım sadece ne muz yıkadım ne ne paket havalandırdım, dışarıda da gayet bulundum , oturduğum masayı bir de ben sildim , beybiden gözümü ayırmadım ama dışarda oldum. Çocuğumla aktivite kitaplarını alıp kahve içmeye gitmek ne büyük şeymiş be, asıl tehlike bence evlerdeyken bu yerleri kapatmak bir sürü kişiyi işsiz bırakmaktan başka bir bok değil. Sonuçta eve giden yine gidiyor gitti mi de kalıyor, toplu taşımalar gırla... 

Olan biz arabası olmayan annelere oluyor :) 

Artık psikolojim öyle berbat ki ölen ölsün ne oluyorsak olalım diye bağırasım geliyor.

Bir kırık bir de normal kalp 


09 Aralık 2020

Happy New Year Ruhu ...



Bugün iki yıl aradan sonra ağacı kurdum, ilk sene hamileydim göbüşü yayıp yatmak daha mantıklı geldi, bir elimde turşu diğer elimde biskremle geçirmek daha güzel geldi, ertesi yıl herife güvenip kuramadım, 6 aylık falandı yani düşündüm de yine popişimi kaldıramamışım..

Bu sene dedim artık büyüdü durdan kalktan anlıyor, kuralım beraber ..

Yarın yüksek ihtimalle toplarım çünkü oğlan ağacı ve dallarındaki süsleri aktivite zannediyor sanırım.

Oysa ki motor gelişimi de tamamlandı diğer şeyleri de ama demek ki tamamlanmamış. Dünyanın parasını verip Zara Home'lardan Tchibo'lardan almışım ağaç süsleri ( tabii o zaman zenginim , şimdi Bim'e falan gelsin öyle alırım diyeceğim de oralara da gelmez ) herif almış arabasını düt düt yapıyor, motor gelişim okey de beyin de sıkıntı var çocuğumda sanırım.


Aslında bunu yazmayacaktım, ışıklardan bahsedecektim.

Ne iyi geliyor değil mi ? içim ısınıyor sanki ışıkları görünce , ig'de falan gördüm kavanozun içine led ışıklar koyuyorlar , hatta evlerini bile gün ışığının düşme yerlerine göre döşüyorlar , ben o kadar zeki olmadığım için çam ağacının ışıklarında buluyorum huzuru, yetiyor şimdilik..

Bu sene kart da yazıyorum, oturdum düşündüm , gece uykumdan fedakarlık edecek kadar sevdiğim kimler var diye üşenmedim saydım, çok şükür ki 18-20 arası çıktı, bu sayının çoğunluğunun zamanında blog'tan tanıdıklarım olması ne güzel değil mi ? 

Bu aralar bana iyi gelen şey bu işte ; hepsi uyuyunca çıkarıp ıvır zıvırlarımı onlarla uğraşmak...

Herkesin kendi popişinden sorumlu olduğu bugünlerde yeni yıl için dilenebilecek en anlamlı dilek de bu olsa gerek ; popişlerinizi koruyun ve kollayın..

Yeni yıl hayatımızdaki güzellikleri ve hayatımızdan sevdiklerimizi eksik etmesin yeter..

Kalp Kalp Kalp



13 Kasım 2020

Günler Geçerken ;


Günler geçerken benim popiş 3.5 atıyor neden diye bir sorun ?

Sordunuz mu ? Öyleyse bunu siz istediniz ...

Başlıyorum.

Evdeki haydudu ülkecek girdiğimiz ilk karantina dönemlerinde ( hani devletin bi bok yapabileceğine dair umutlarımızın olmaya başladığı ) çişe alıştırmaya karar verdim, ay bir dakika modern mum gibi yazayım ; tuvalet eğitimine başlamaya karar verdim. En fazla beceremez sağa sola işer takarız bezi sıkıntı yok götüne çüküne zeval gelmesin çocuğumun dedim. Aşamaları anlatmıyorum biliyorsunuz instgramda bununla ilgili 4567 tane instamom var bilgi verebilecek ben daha çok bebenin nenelerinden bilgi alıyorum bu tarz konularda da... 

Neyse herif alıştı , böyle herkesin içine çükünü avuçlayıp bak bak falan demeye başladı lan dedim oldu bu iş herif konuşamıyor ama beynini tutup gösteriyor, lazımlığa da son verdi çünkü babası oğluşuna özel klozet aparatı aldı tam onun götüne uygun , bizde havalar 1500 falan , eltimgile havalar atıyorum, babanneye de öyle , tam ahkam kesmeye başlıyordum ki Shrek'in kalbine yama yapılması gerektiğini öğrenip Cerrahpaşa ile haşır neşir olmaya başladık... 

Geçen haftadan beri canımın içi evladım sağa sola işiyor..

Rahatsız da hiç olmuyor , öyle devam ediyor

utanma desen o zaten çok şükür yok

bu aralarda benim de burnum kanamaya başladı, böyle şap diye başlıyor kanamaya o derece kafayı yedi

Neyse Shrek'in hastane işleri çok şükür bitince ( ki ameliyat diye ben kendi kafamdan uydurmuşum - demek ki kardiyoloji bilgim hala yeterli düzeyde değil, bunun için okuldaki anatomi kitabımı buldum annemden bakıyorum ara ara, terminolojim berbat - herif anjiyo oldu, ameliyata karar versinler mi diye , verdiler ,olacak ) bu sefer sazı elime alıp herifi de karşıma alıp aynen şöyle dedim:

"Bak çocuğum bu bez son bezin, bu gece bunu takıyoruz ve sonra götüne hep don giyeceksin, eğer ben seni gece işetmeye kaldıracağım diye uykumdan, gece zevklerimden ( ki bu fiki fiki oluyor ) fedakarlık edeceksem sen de biz zahmet çükünü tutmayı becereceksin ve el birliği ile bu çiş-kaka sorununu çözeceğiz, anneciğin de hava atmaya devam edece" 

Artık neyi ne kadar anladı bilmiyorum çünkü tepki olarak mamaaaa dedi ama hafta başından beri gece de çıkardım bezi, 2-3 saatte bir uyandırıp işetiyorum ama bir aşama oldu mu diye sorun , aşama olmadığını görmemek adına gündüz de sürekli ben götürüyorum çişe, halılar yeni geldi ona güvenip de halılarımı riske atamam :) 

Ama hakkını da yemeyeyim evladımın ara ara gidip işiyor lazımlığa ...

Neyse popişimin 3.5 atma sebebi tam olarak bu ; artık dışarıya da çıkarken bağlamıyorum ve sokakta acayip geriliyorum 

1. Ortalık yere salıverecek diye

2. Burnum kanayacak diye ..


Oğlan henüz beni hayal kırıklığına uğratmadı ama soktuğumun burnu sağ olsun kanıyor.

Doktora da gittim bakalım kan tahlili yaptı umarım bi bok çıkar da şu yüzden kanıyor der de icabına bakar …

Ay bu arada , kendi istek ve rızamla nasıl dolandırıldığımı hatırlıyorsunuz değil mi ? Banka geri iade etti parayı...Canım banka :) 

Bir de Toffee Nut Latte daha çıkmadı mı ? 

Çok kalp

Çok öpücük ....



28 Ekim 2020

Delik & Yamaa



33 yaşıma kadar ne güzel yaşamışım ya, böyle resmen ekmek elden su gölden gibiymiş.
Sosyal kontratı imzaladıktan sonra da göllerden devam etmişim yaşamaya ama geçtiğimiz bahardan beri minnoş ruhum daralıyor.
üst üste bilerek mi yolluyor yukarıdaki topları yoksa sıkıntı böyle mi çekiliyor bilmiyorum ama bana sağlı sollu geliyorlar.
Günde 3456 tane su doku çözmüş gibi çalışıyor beynim.

İsteyen istediği yorumu yapabilir bu konuda , kimseye saygı duymam kendi fikrin ayrıca da sanane derim ama ben de Shrek her şeyden önce geliyor, bebeden bile.
İkisi o kadar farklı ki ve ikisi de o kadar derin ki, benim hayatımda eğlenceli anneliğin yolu Shrek'ten geçiyor, neyse konu Shrek olunca böyle duruyorum, temmuz ayında pozitif oldu kalakaldım, sabırla fenalaşacağı günü bekledim ya da kendimin pozitif olmasını ama neyse ki o ayakta atlattı ben de negatiftim, bir şekilde devam ettik 

şimdi de size kitapta okursanız çok romantik gelebilecek bir şey  yazayım; kalpten beyne giden tünel....
O tünelin doğuştan kapanmış olması gerekiyormuş.
İşte Shrek'teki o tünel kapanmamış üzerine bir de genişlemiş, buna bakarlarken bir de nur topu gibi delik buldular 
Biz şok 
yani doktor o anda kansersin de delik var da dese yaratacağı his aynıydı.
bombok hissetme durumunu takiben kalbimden parça alın kapatın deliği durumu
bunu cidden söyledim (:

Onunla ilgili hissettiğim tonla his vardı ama endişelenmemiştim hiç, onu da yaşıyorum bu ara.
Görüyor musunuz siz adamı vermişler bana yanında promosyon geniş bir tünel ve delik ile hem de kalpte , ya da adam benim kendi rızamla dolandırıldığımı öğrenince deldim geçtim kalbini ( neyse ki bu değil çünkü doğuştan )

Haftaya ameliyata girecek , kasıktan girip bir şey yapacaklarmış , umarım adamın kasıktan girerken beynine zarar vermezler :) / çünkü eminim ki aklına bu geliyordur :" ulan şimdi bizim kasığı delecekler ya ya sonrasında fiki fiki olmazsa" tarzında bir düşünce olduğunu iddia edebilirim ama ispatlayamam çünkü biliyorsunuz çükleri ( ya da çük bölgeleri ) beyinleri:)
ben de onu şöyle rahatlatmayı düşündüm; tamam göğsünü delsinler açsınlar falan nasılsa memelerinle bir işin yok, ve vazgeçtim kalbi malbi tutar herifin

Bundan sonra aman tadımız kaçmasın Ali Rıza Beyciğim modunda mı olurum bilmiyorum ama ilerde oğlana "aman baban duymasın kalbi var" çok derim gibi, ya da ne diyeceğim ya onun ruhu bile duymaz.

Yani anlayacağınız benimkine yama yapacaklar , o yamalı devam ederken hayatına ben dipçik gibi devam edeceğim :) 
Farkımız tarzımız ne de olsa 

Şu son 15 gündür google'dan edindiğim kardiyoloji bilgim ile Shrek'e deli teşhisler koydum ama neyse ki kimseyle paylaşmadım, MR'lar sonrası da tam nöroloji çalışacaktım ki ameliyat günü belli oldu ,tıp eğitimimi yarıda bıraktım, belki ilerde alternatif tıbba yönelirim.

Son olarak da götünüzü kollayın, kendinize dikkat edin 
o yavşak virüse yakalanmayın , kendi kardiyoloji bilgim ile koyduğum teşhis şu oldu ; bu adam 35 yıldır delik ve geniş tünel ile güzel güzel yaşayıp gidiyorken ne oldu da birden tepki vermeye başladı ? 
Korona oldu ve soktuğumun sıtma ilaçlarını kullandı
Adamın hayatındaki son 6 aydaki tek değişiklik bu
Tabi siz yine de benim teşhislere çok güvenmeyin 

Çok kalp 

15 Ekim 2020

En gereksiz müesseselerden ; Eltilik


Kalıplaşmış ne anlamı olduğunu bilmediğimiz salak saçma bir kelime değil de ne Allah aşkına ? 

Nerden türemiş ne bokuma türemiş adı da çıkmış , eltin mi var Allah başka dert vermesin diye başlanıp ayağını denk al kuma kumayla anlaşırmış elti elti ile anlaşamazmış ile devam eden nasihatlerin bitmek bilmediği ve sadece adı elti olduğu için ben bununla asla anlaşmamalıyım ,bu beni kıskanıyor diye kendimizi doldurduğumuz canım ülkemin en gereksiz sıfatı; kaynanadan sonra :) 

Toplumdaki erkek analarının kendilerini bir bok sanma olayına hiç girmeyeceğim çünkü 3 ya da daha fazla tane erkek çocuğu olan anaların ultra bir bok sanma olayı var ki işte o benim uzmanlık alanım :)

Shrek'in iki tane erkek kardeşi var anlayacağınız annesinin sigortaları çok sağlam. Shrek ve abisi evli, küçük kardeşi de aman adı konsun da ne bok yerlerle yesinler tarzı düşünen bir kız annesinin kızını sevince ,adını koymak farz oldu.

Bu durumda gelinler üç eltiler iki oldu.

Şahsen 4 yıldır abisini eşi ile tüm uyarı, tüm engellere rağmen hiçbir sorun yaşamadık, aynı kafadayız ya da değiliz konu bu değil konu ikimizde birbirimizi şeyimize takmıyoruz, o yüzden de hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz, kıskançlığa gelince de kıskanılacak kadar önemli şeylere sahip değiliz, sonuçta ev herkeste olabilen bir şey ya da araba ya da iş ya da zayıf bir beden...Bunları elde etmek için kıskanmaya gerek yok bence he motiven kıskanmaktır o ayrı o zaman yardır beybi...

Neyse ; geçen hafta bu modern muhafazakar aileyi ile diğer bir modern muhafazakar aile olan biz hayırlı bir iş için ziyaret ettik, o ortamda bile kız tarafından en az 5 çift gözün biz eltilerin üzerinde olduğunu o kadar hissedebiliyordum ki, şimdi düğün var ya bak gör senin eltiler nasıl zayıflayacak ,bak ortanca eltin kaynananın yanından hiç ayrılmadı vs. vs. Hatta bir ara bir tanesine dönüp bir maşallah de de nazar değmesin bana diyecektim o derece rahatsız ediciydi.

Neyse nişanı yaptık, sahte gülücükler, Ay biz gelin almıyoruz kız alıyoruz ay biz de damat değil erkek evlat alıyoruzlar falanlar filanlar ile geceyi bitirdik.

Sonrasını ay dünüşüm ailenizi çok beğendi bizimkiler ile başlanan telefon görüşmeleri aldı ( ulan biz kendi içimizde hepimizden nerdeyse nefret ediyoruz arkamızdan demediğimizi bırakmıyoruz birbirimizin başkanı nasıl beğenelim) , bundan sonrası için taze gelinimize bol şans diliyorum 

Çünkü bu yollardan geçmiş biri olarak, dolaylı yollardan tembih edilecek her yerde ( bu genelde biz eltilerinin olduğu yerler ) herkese ( bu herkes de pek tabii biz eltiler ) her şeyi ( bu muhtemelen mobilya, altın falan filan ) anlatma :) 

Kızın kafası trilyon olacak, bu eltiler sahte mi yoksa gerçek mi ? 

Hiç gerek yokken edindiğimiz akrabalar ile ilişkimizde toplum da oturmuş zaten. Sağ olsun ailenin diğer üyeleri de bunu tasdikleyip onaylayınca, eltin mi var derdin var ile başlıyorsun ya da görümcen mi var aman keşke eltin olsaydı en azından kaynananı kafalardın ile devam ediyorsun. Ve yeni edindiğin ailede daha ilk günden herkese karşı fikrin oluyor ve hiç kimseyi sevmiyorsun. Bunların hepsi erkek için de geçerli ona da kim bilir neler neler deniyordur. 

Eltilerin arasını eltiler değil kaynanalar açıyor ya da görümceler ya da kızın kendi annesi, ablası falan. Bunlar bitmedi, öyle köylerde falan da olmuyor gayet hayatımızda olan herkeste var, bitmeyecek de tek bir yolu var baş edebilmenin ; erken yaşta evlenmemek 

Sümüğünü bile atmayacağın insanla bir şekilde oğlunu sevdin ya da ablasını sevdin ya da kızını sevdin diye akraba oluyorsun ve senden saygının yanı sıra ultra düzeyde adına denge dedikleri kaşarlık bekliyorlar. Hele ki çalışmayıp direk evde oturacaksan resmen kurtlar sofrasına dalış yapıyorsun. Halka açılan yatak odandan bahsetmiyorum o başlı başına bir travma zaten.

Nitekim bu kurtlar sofrasında azıcık kafan çalışıyorsa , işin kaşarı oluyorsun ve yoluna bakıyorsun.

Bu ilişkilerde kocanla arandaki aşk dediğin şey işlemiyor. Sosyal kontrat olan evlilik yeteri kadar zor değilmiş gibi bir de aileler arasındaki o gereksiz dengeyi kurmak zorunda bırakılıyorsun. Oysa ne gerek var ki ? 

Neden onun annesini annem yerine koyuyorum ya da neden o benim babamı baba gibi görüyor , hoş saçma bir cümle oldu kimse kimsenin bir şeyini kendi akrabası gibi görmüyor, herkes sahte zaten de sıkıntı bu zaten sahteyiz ne gerek var bu tiyatroya ki  ?

Neyse olay felsefeye doğru gidiyor çok dağıldı.

Bizim ailede şimdi başta kaynana olmak üzere hepimiz bir zırh giyeceğiz :) Biz iki elti bir şey sorsak mı sormasak mı diye kafayı yiyeceğiz kaynana ve yeni gelin de ne cevap versek de atlatsak diye, oysa götlerine boru gibi borç girecek olan onlar , gelinlikten tut avize bakmaya bile anaları ile gidip kavga edecek olan onlar, stresi siniri yaşayacak olan da onlar , biz eltiler bunun nesini kıskanalım ,bize gelinliği özel diktirdim desen ne olacak hazır aldım desen ne olacak.

Ben 30 yaşında evlendim. Çay kaşığıma kadar her şeyimi kendi kafama göre kendi istediğim yerden aldım, annem düğünüme ( ki bu en en en gereksiz tören ) misafir olarak geldi deyim yerinde ise, aynı şeyler karşı taraf için de geçerliydi. Shrek de ben de istediğimiz her şeyi kimseye sormadan aldık ,ettik. Sadece kırmamaya dikkat ettik anneleri o kadar ( kaşarlanmaya oradan başladım yani şu anki derecemi düşünün) , ÇALIŞTIĞIM için ne onun annesi ne kendi annem bunu da buradan al gibi bir tavsiye bile veremedi verdikleri tavsiyeyi de he he diye geçiştirip kendi bildiğimi okudum. Müthiş bir saygı vardı bana, ama ne zaman doğurdum işten çıktım şu an öyle bir delik arıyorlar ki bulsalar altın gününe davet ederler o derece umurlarında değilim.

Yani diyeceğim o ki ; kızlar evlenmeyin doya doya yaşayıp, flörtünüzün tadını da bokunu da çıkartmadan, kredi kartlarınızda sıfırları görmeden, kendinize 300-500 liralık parfümler almadan, içinizde ne varsa yaşamadan evlenmeyin. Ve çalışın, asla ve asla aile sponsorluğunda evlenmeyin, yapmayın.

Sizler pembe gelin olmak için doğmadınız, misyonunuz kocanıza sunumlu kahve pişirmek olmasın.

Ve şimdi ben ortanca elti, aile sponsorluğunda gerçekleşecek ve çevreye de her şey yolunda gitti sahtekarlığı ile ilan edilecek olan bu dönemi elimde çekirdeğim ile izleyeceğim.

Dolduruşa geldiğiniz eltilerinize bu zevki vermeyin :) 


Çok kalp 

06 Ekim 2020

İstek ve Rızamla Nasıl Dolandırıldım ?


İçmek istediğiniz her ne varsa alın, arkanıza yaslanın ve istediğiniz tarafınızla gülerek okuyun.

Size kendi istek ve rızam ile nasıl dolandırıldığımı anlatacağım, âmâ öncelikle benim evdeki bücür doğup da işten ayrılana kadar donumdan ekmeğime kadar her şeyimi internetten aldığımı, bugüne kadar bir kere bile bırak hıyar gibi yanlış ürün gelmesini 1 lira bile fazla çekim yapılması gibi bir durumla asla karşılaşmadığımı ve de bu durumun verdiği öz ukalalık ve kibir ile insanlara olası bir dolandırılma durumlarında nasıl ahkam kestiğimi anlatmak istemem ama belirtmeden de geçemeyeceğim.

Şimdi ben şu anda artık fakir bir insan  ve Shrek'in işte verdiği para ve ( sözde ) kredi kartı ile geçinen bir kadın olarak tabii ki de asla ( 🤞) kullanmadığım ama belki ( 🤞zor durumlarda kullanırım diye tuttuğum bir kredi kartım var, böyle bayağı üzerinde de adım falan yazıyor yani. Neyse...

Geçen gün Twitter'da gezinirken Maliye Bakanlığı'nın bir tweetini gördüm böyle hesap adının yanında tik mik var yani o derece, gerek Maliye Bakanının kendisinden gerek de bağlı olduğu kurumdan hiç hoşlanmasam da yazan şey dikkatimi çekti :

" Korona ile mücadeleye destek için ödediğiniz kart aidatlarınızı iade ediyoruz .Bilgi için aşağıdaki linke tıklayın."

İşte insan düşünür değil mi kart aidatlarını Maliye Bakanlığı niye iade etsin hadi onu da geçtim sen ne kadar kart ücreti ödedin de geri alacaksın diye bir kendine sorar değil mi ? ( düşünün o kadar zor durumda kalmışım ki kullanmışım kartı, canım kendim ) 

Yok,işte benim tek düşündüğüm şey linki açmak oldu ve açtım bir güzel kimlik numaramı ve e-devlet şifremi girip bir sayfaya yönlendirildim ( hiç tarayıcıdaki adrese de bakmak aklıma gelmiyor çünkü eminim ki yönlendirdiği sayfa edevlet.gov.tr) bir güzel kart bilgilerimi arkasındaki o lanet 3 rakamı da kendi ellerimle girdim yetmedi telefonumu da girdim ve işlemi sonlandırdım, canım kendim ya yine canım kendim. 

Bankanız en kısa sürede sizinle iletişime geçecektir dedi ve 2 gün içinde banka iletişime geçti.

Kartımdan Trendyol.com üzerinden 70 liralık , Media Market üzerinden de 3.799 liralık çekim yapıldığını Trendyoldakinin provizyonda beklediğini ve diğerinin de bana ait olup olmadığını sordu ben de hayır dedim ve kartların kapatılmasını istedim , telefondaki de sağ olsun kapatıldığını iadelerin ya gün içinde 17:00 ye kadar ya da pazartesi ( o gün cuma idi) 09:00 a kadar yapılacağını söyleyip siktiri boktan bir dahili verip adının da Hatice olduğunu söyleyip pazartesi lütfen beni 09:00-10:00 arası beni arayın diye tembihleyip kapattı.

Ben ki yine canım kendim yine uyanamadım, ulan banka 0850'den aramaz arasa bile neden iade için araya hafta sonunu soksun, arasana gerçek bankayı değil mi ara böyle böyle oldu doğru mu de kapatılmış mı de sorsana , yok ben ne yaptım gevrek gevrek annemi arayıp böyle böyle oldu ama hallettim diye anlattım.

Pazartesi tabii ki numara dışarıdan arama kabul etmedi, ve tabii ki ben gerçek bankayı aradığımda kart açıktı ve tabii ki de işlem itirazı yaptım ve bilin bakalım banka neden olumsuz cevap verdi , işlem güvenlik şifresi ile yapılmış. Ben hala bankaya bağırıyorum ulan manyaklar siz aradınız beni siz uyardınız diye, yalnız ben de her gece telefonun sesini kısa domuz gibi uyur ve bu numaraları da asla açmam açacağım tuttu ya, belki açmasam güvenlik şifresini giremeyeceği için çekim bile yapamayacak.

Ama ben hiçbir şifre vermedim, uzaktan mı bağlandı da aldı o şifreyi konuşurken bir bok mu yaptı bilmiyorum.

Eltimgile anlattım , arasana Media marketi siparişi iptal etsinler dedi, kargoda ise durdursunlar. Ulan günlerdir neden anlatmadım ben bunu ya dedim elti deyip geçmeyin he bilir böyle şeyleri he kendine hayrı yok o ayrı :) neyse bir telaş aradık ,ve öğrendik ki o gün teslim olmuş.

Bankayı içinde banka adı geçen her yere şikayet ettim, fakat bu olayı anlattıkça idrak ediyorum ki banka falan aramadı beni, birazdan hepsine özür mektubu yazacağım :) 

Ertesi gün de işte laf olsun diye savcılığa şikayette bulundum bana 2020/35557 numarasını verdiler soruşturma numarası olarak ,herhalde bir gün sıra gelir bu sayıya ben de o zamana kadar bir daha kafamı kullanıp dolandırılmam.

Yani diyeceğim o ki böyle şeyler olabilir :) 

İnsanları yadırgamamak lazım, basiret bu bağlanıyor :) 

Yalnız en büyük mallığım da şu oldu , bilgileri girdiğim akşam Shrek'e dedim ki böyle böyle oldu benimki iade gelirse seninkilerle anneminkileri de yapalım. Düşünebiliyor musunuz bana güvenip al yap dediğini adamın, neyse ki malını tanıyor da çok özen göstermiyor para ile ilgili fikirlerime :) 

Sonuç olarak şimdi baba gibi kart borcum ve minnoş bedenim ve zedelenmiş kalbim var :) 

Bir de öyle bir sahiplenmişim ki borcu adama diyorum ki lütfen bak bu boku ben yedim hem de bile işte ben ödeyeceğim, yapılandıracağım falan filan.. yani sen taksit tutarı kadar benim maaşa zam yap gerisi ben de merak etme ...

Neyse ki savcılığa gittim diye aile mahkemesine de gitmemi istemedi herhalde evde hiçbir şey olmamış gibi takılıyor :) 

Buradan da o tweeti görüp o linke tıklayıp bilgilerini giren benim gibi salaklara sesleniyorum ; ya siz mal mısınız arkadaşım maliye bakanlığı neden kart iadesi yapmış, ne meraklısınız kart bilgilerinizi vermeye, sonra diyorsunuz ki dolandırıldım yetiş savcı...

😀😀😀

kalp kalp kalp